12 Ekim 2016 Çarşamba

İhlas kavramı ve Bursevî’nin harika bir yorumu-Faruk Beşer


Kuranıkerim'in, dolayısıyla da İslam'ın temel kavramlarından biri ihlastır...


...kısaca, kulun din adına ne yapıyorsa bunu safi Allah için yapması, ona başkalarını hiçbir surette karıştırmamasıdır.

Amellerin ruhu ihlastır, amele Allah için olmasından başka bir niyet karışırsa bozulur, sevabı ve faydası kalmaz. Kul ibadet ettiğini sanır ama sonuçta hiçbir karşılığını göremez. O halde ihlasın niyetle de alakası vardır. Niyet insanı bir şeyi yapmaya götüren iç dürtüdür. Yapılan bir iş için; onu neden yapıyorsun, neden öyle değil de böyle yapıyorsun? Sorularının cevabı hem niyeti hem ihlası belirler...

...Kul bir şeyi sırf Allah için yapıyor olduğu iddiasında sadık ve dürüst ise ihlaslı demektir.

...hiçbir dini eylem ve düşüncede Allah'tan başkasının rızası hesaba katılmamalıdır. Katılırsa din halis olmaz şaibeli olur, kul da ihlaslı olmaz. Bu şaibenin iki yönü vardır. Ya doğrudan doğruya kul başka bir şeye ya da şahsa ibadet eder ki bu açık şirktir, ya da ibadetinde Allah ile beraber başkasının rızasını ve beğenisini de kazanmak ister, ibadetine ondan katkı bekler. Bu da riyadır, riya da gizli şirktir, şirke götürür...


...İhlas için demişler ki, ihlas Allah ile kul arasında bir sırdır; onu melek dahi bilemez ki, yazsın, şeytan dahi bilemez ki, bozsun, nefsi dahi bilemez ki, caydırsın.
 
İhlas yaptığın işlerde insanların onu bilip bilmemesinin, beğenip beğenmemesinin sende hiçbir değişiklik yapmamasıdır.

Yazının tamamı için:

Hiç yorum yok: