11 Mart 2014 Salı

286.AŞERE-İ MÜBEŞŞERE -10 SAİD BİN ZEYD (ra)

“Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim"
Bismillahirrahmanirrahim

Babası Zeyd bin Amr olup nesebi, Ka’b’da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nesebi ile birleşmektedir. Künyesi Ebu’l-Aver’dir.Üsdü’l-Gabe 2/387

Annesi Fatıma binti Ba’ce’dir. Babası Zeyd, putlara tapınmayı anlamsız bularak hanif dine ulaşabilmek için birkaç arkadaşı ile beraber semavi dinleri araştırmış, ancak onlarla gönlü mutmain olmamıştı. Bir papaz ona şirk ve hurafelerden uzak İbrahim (Aleyhisselam)’ın dinini tavsiye etti. Zeyd, bu öğrendiklerini uygular ve Ka’be’ye yönelerek ibadet eder, Mekke’de İbrahim (Aleyhisselam)’ın dini üzere olan tek kimse olduğunu iftiharla söyler ve müşriklerin putlarına kurban kesmelerini ayıplardı.Buhari 3583

Zeyd, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e risalet görevi verilmeden evvel vefat etmişti. Babasının kendisine telkin ettiği hanif dinin bilinciyle yetişen Said (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaydığı dinin hak olduğunu gördü ve yirmi yaşına ulaşmadan ilk Müslümanlardan olarak tarihe geçti. Kendisi Ömer (Radiyallahu Anh)’ın amcasının oğlu ve kız kardeşi Fatıma’nın da kocasıdır. O ve hanımı, Ömer (Radiyallahu Anh)’den evvel Müslüman olmuştur.Buhari 3614

Ömer (Radiyallahu Anh)’ın da Müslüman olmasına vesile olmuşlardı. Ömer (Radiyallahu Anh)’da Said’in kız kardeşi Atike ile evliydi.Üsdü’l-Gabe 2/387

Said ile hanımı, Müslüman olduklarından dolayı işkence görenlerdendir.Buhari 3614

Aşere-i Mübeşşere’den olan Said bin Zeyd (Radiyallahu Anh) Medine’ye hicret edenlerdendir. Bedir Savaşı esnasında Talha(Radiyallahu Anh) ile Ebu Süfyan komutasındaki ticaret kervanını gözetlemekle görevli olduğu için bu savaşa katılamamış, ancak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından savaşa katılmış gibi ganimetten hisselendirilmiştir.Tabakat 3/382, 383

Uhud’dan itibaren Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bütün savaşlarına, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra da Yermuk Savaşı’na ve Şam’ın fethine katılmıştır.Üsdü’l-Gabe 2/388

Osman (Radiyallahu Anh)’ın şehit edilmesiyle başlayan fitne olaylarına şahit olmuş, ümmetin içine sürüklendiği bu fitne belasından ve bazı kendini bilmezlerin ashabın ileri gelenlerine dil uzatmalarından rahatsız olmuş ve ızdırap duymuştur. Birgün Kufe mescidine giden Said (Radiyallahu Anh) orada Muaviye’nin Kufe valisi Mugire bin Şu’be’yi, etrafında bir takım insanlarla otururken gördü. O esnada bir adam birilerini kastederek sövüp saydı. Said (Radiyallahu Anh) Mugire’ye:

−Bu adam kime küfrediyor? diye sordu.

O da:

−Ali bin Ebi Talib’e! cevabını alınca son derece üzgün ve kızgın bir halde:

−Mugire! Mugire! Senin yanında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabına sövülüyor ve sen susuyor, birşey yapmıyorsun. Ben şimdiye kadar Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den asla yalan rivayette bulunmadım. Şahitlik ederim ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu kulağımla duydum ve kalbimle de ezberledim dedi ve Ali (Radiyallahu Anh)’ın da içlerinde bulunduğu cennet ile müjdelenenleri saydı. Sonra da etrafındaki insanlara bakarak:

−Ashabdan birinin Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bir arada bulunarak yüzünün tozlanması, sizin herhangi birinizin Nuh (Aleyhisselam) kadar yaşasa bile bu müddet zarfında yaptığı amellerinden daha hayırlıdır diyerek sahabenin seçkin konumunu vurguladı.Ebu Davud 4650, Ahmed 1/187

İmam Müslim Sahihi’nde Said bin Zeyd (Radiyallahu Anh) hakkında şöyle bir hadis rivayet etmektedir:

−Erva binti Uveys isimli bir kadın, Said bin Zeyd aleyhine ‘kendisine ait arazisinden bir kısmını aldı’ diye iddia etti ve Muaviye’nin Medine emiri olan Mervan bin Hakem’e şikayet etti. Hakkındaki bu şikayet üzerine Said (Radiyallahu Anh):

“Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim şeyden sonra o kadının arazisinden bir parçasını nasıl alır mışım?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

“Her kim başkasına ait araziden zulümle bir karış yer alırsa, o arazi parçası yedi katı ile bu zalimin boynuna halka yapılır”buyurdu dedi ve:

“Ey Allah’ım! Eğer bu kadın yalan söylüyorsa onun gözünü kör et ve kabrini evinin içinde kıl!” diye beddua etti.

Ravi dedi ki:

Ben o kadını duvarları yoklaya yoklaya yürüyen bir kadın olarak gördüm. Kendisi:

−Bana Said bin Zeyd’in bedduası isabet etti der dururdu. Evinin içinde yürüdüğü bir sırada evde bulunan bir kuyunun içini düşerek ölmüş ve o kuyu kendi kabri olmuştu.”Müslim 1610/138, 139

Ebu Ubeydetu’bnul-Cerrah (Radiyallahu Anh) tarafından Şam valiliğine atanan ve bu itibarla İslam ümmetinden Şam valiliği görevinde bulunan ilk kişi olan Said bin Zeyd (Radiyallahu Anh) 48 hadis rivayet etmiş, bunlardan ikisini Buhari ve Müslim ittifaken, birini de Buhari münferiden rivayet etmiştir.

Said bin Zeyd (Radiyallahu Anh) ömrünün son bölümünü Medine’nin dışında bulunan Akik vadisindeki çiftliğinde geçirdi ve burada hicri 50. veya 51. yılda yetmiş yaşını aşmış olduğu halde vefat etti. Cenazesi buradan Medine’ye taşındı ve Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) tarafından yıkandı. Medine’de defnedilen Said bin Zeyd’in cenaze namazını Abdullah ibni Ömer(Radiyallahu Anhuma) kıldırdı.Tabakat 3/384

Allah ondan razı olsun ve bizi kendisine komşu kılsın.

"Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim"


Tüm hata ettiklerim nefsimden, isabet ettiklerim Allah(cc)’dandır.

EN DOĞRUSUNU ALLAH cc BİLİR

Hiç yorum yok: