1 Eylül 2021 Çarşamba

46- El-Vâsi ism-i şerifi:


Sözlükte bir şeyi içine alan ve ona güç yetiren (genişlik ve kapasite) anlamında olan vâsi bütün âlemleri ilmi, rahmeti, kudreti ve diğer bütün vasıflarıyla kuşatan demektir. Mahlukatın istek ve ihtiyaçlarının genişliğine karşı Yaratan’ın lütuf ve ihsanı, af ve mağfireti, kudreti onların hepsine karşılık verecek kadar, hatta daha da geniştir. 

Kısaca, Cenab-ı Hakk’ın Vâsi oluşu, isim ve sıfatlarıyla her şeyi kuşatmasıdır.

Bir kaç örnekle açıklayalım: Cenab-ı Hak Alimdir, ilminin her şeyi kuşatması ve bu ilminden hiçbir şeyin gizlenememesi cihetiyle hem Alîmdir hem Vâsidir.

Yine Allah-u Teala, kudretinin sonsuz olması cihetiyle Kadirdir. Bu kudretin, zerreden güneşe kadar bütün kâinatı kaplaması ve ikinci bir kudretin müdahalesine izin vermemesi cihetiyle ise hem Kadirdir hem Vâsidir.

Yine Allah-u Teala, cömertliği ve ikram etmesi cihetiyle Kerimdir. Bu ikram ve ihsanın her şeyi kuşatması; denizlerin diplerindeki balıklardan, gökyüzündeki kuşlara kadar her mahlukun bu ikrama mazhar olması cihetiyle ise hem Kerimdir hem Vâsidir.

Yine Cenab-ı Hak, bir kulunu affetmesi ve kusurlarını bağışlaması cihetiyle Gafurdur, Afuvdur. O kulu affettiği gibi, bütün günahkarları da affetmesi; affının ve mağfiretinin herkesi kuşatması cihetiyle ise hem Gafurdur hem Afuvdur, hem de Vâsidir.

Sözün özü, bir ismi şerifin bir mahluktaki cüzi tecellisi, yalnız o ism-i şerife bakarken, aynı ismin kâinatı kuşatan tecellisi, o isimle birlikte, Allah’ın Vâsi ismine bakar.

O halde, Vâsi ismi, Allah’ın, isim ve sıfatlarıyla bütün alemi kuşatmış olmasıdır. Nasıl ki deniz, bir balığı tamamen içine almıştır ve balık her vakit bu kuşatmanın içindedir; aynen bunun gibi, kâinat da, her daim, bu isim ve sıfatların tecellisine mazhar olur. İşte bu isim ve sıfatların nihayetsizliği ve bütün kâinatta aynı anda gözükmesi, el-Vâsi isminin tecellisidir.

Allah-u Teala, var olan her şeyi kuşatmıştır. Bu yüzden hiç kimse O’na gereği gibi hamd ve sena edemez. O, ancak kendisini övdüğü gibidir. Yüceliği, iktidarı, mülkü, fazlı ve keremi, iyilik ve ihsanı, cömertlik ve keremi çok geniştir. O’nun varlığı bütün zamanları, hatta zaman öncesini ve sonrasını bile kuşatmıştır. Zira O, öncesiz ve sonsuzdur. O’nun bilgisi bütün bilgileri kapsamıştır. Bir bilgi, O’nu öteki bilgilerle uğraşmaktan men etmez. O’nun gücü bütün güçlerin üstündedir. Hiçbir güç O’nu başka bir güçle meşgul etmez. Hiçbir durum, O’nu başka bir durumla ilgilenmekten men edemez. O’nun işitmesi, işitilen bütün sesleri kapsayacak genişliktedir. Hiçbir ses ve dua, O’nu başka ses ve duaları işitmekten men edemez. O’nun sıkıntıda olan birisine yardım etmesi, başkalarını ihmal etmeye veya yardımı ertelemesine mani olmaz.

Allah-u Teala, Kuran’da ‘göklerin ve yerin Rabbi’ olduğunu bizlere bildirir. Bütün genişliğe sahip olanın da Kendisi olduğunu söyler. Allah her yere istiva etmiştir. Allah’ın mülkü geniştir. Nimetleri tükenmez, rahmetinin sınırı yoktur, bağışlaması da çok geniş olandır. Kullarının tüm ihtiyaçlarını onlar hiçbir şey yapmadan karşılayan Allah’ın rahmeti ve merhameti sonsuzdur. ‘Vasi’ sıfatı özellikle müminler üzerinde çok yoğun olarak tecelli eder. Allah’ın rahmeti ve merhameti son derece geniştir. İnanan kullarını rahmetiyle sarıp kuşatmıştır ve dünyada onları tüm düşmanlardan korur.

Kuşeyri rahmetullahi aleyh Vâsi ismindeki genişliğin sadece lütuf ve ihsanlar alanında değil, kaza ve belaların def’inde de tecelli ettiğini ve asıl bu alanın genişliğini kulun idrak etmesine imkân olmadığını söyler. Haklıdır da. Çünkü bugüne kadar kim bilir hangi afet ve kazalardan korunmuş olduğumuzu asla bilemeyiz. Yine Kuşeyri’ye göre Rabbimizin bize verdiği nimetler vermediklerinin yanında çok çok azdır. Allah kulunun kendine yakın olmasını murat ettiğinde onu kendinden uzaklaştıracak dünya nimetlerini azaltır. Ayrıca O’nun nimetlerinin genişliği bu dünya ile sınırlı değildir. Bu açıdan baktığımızda asıl nimet genişliğinin cennetlerde bizi bekleyen mükâfatlar olacağını görebiliriz.

Peki bir insana bu ismin tecelli ettiğini nasıl anlarız? Gönlünün ve elinin genişliğinden anlarız. Bu ismin tecelli ettiği kullar bela ve sıkıntı anlarında Allah’ın vereceği genişlikten ümidini kesmez ve her olanın O’nun katında bir anlamı olduğunu bilip ona göre sabreder. Genişliğe ulaştığı zaman da elinin erdiği tüm mahlukatı o genişlikten istifade ettirir. Allah Teala da ona gösterdiği bolluk ve cömertlik ölçüsünde ikram eder. (Bakara, 2/261.) 

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in dualarında hep genişlik istediğini hatırlatarak bitirelim. Bir gün kendisine günahlarının çokluğundan yakınan birine şöyle dua etmesini tavsiye etmiştir: "Allah’ım! Senin mağfiretin benim günahlarımdan daha geniştir, tek ümidim ve güvendiğim senin sonsuz ve nihayetsiz rahmet ve merhametindir."

En Güzel İsimler 99 Esma Sonsuz Mana-Vaize Fatma Bayram 

https://feyyaz.tv/el-mumin.html

Esmaü'l Hüsna şerhi Ali Osman Tatlısu

Hiç yorum yok: