15 Ekim 2019 Salı

"İsrailiyat'tan bazı şeyler alabilirsiniz." diye hadis var mıdır?


Soru Detayı

- "İsrâiliyat'tan bazı şeyler alabilirsiniz." anlamında bir hadis var mıdır? - Varsa ne demektir, nasıl anlamalıyız?

Konuyla ilgili hadisin manası şöyledir:

"Be­nim tarafımdan (teblîğ edilen Kur'ân'dan) bir âyet olsun halka ulaş­tırınız. İsrâîloğulları'ndan da (ibretli kıssalar) haber verebilirsiniz. Bunda bir sakınca yoktur. Her kim (benim söylemediğim bir şeyi söyledi diye) bile bile bana yalan isnâd ederse, o da cehennemdeki yerine yer­leşmeye hazırlansın." (Buhari, Enbiya 50; Müslim, Zühd 72; Tirmizi, İlim 13; Müsned, 3/39)

İsrâiliyat, israiliyye kelimesinin çoğuludur ve bu kelime, israilî bir kaynaktan nakledilen kıssa veya olay anlamındadır. (Zehebi, Muhammed Huseyn; el-İsrailiyyat fı't-Tefsir ve'l-Hadis, Mısır-1986, s. 13)

İsrail, Hz. Yakub'un ismi veya lakabıdır. Yahudiler ona nisbet edilerek kendilerine Benu İsrail (İsrailoğulları) denilmektedir. Nitekim Kur'an-ı Kerim de Yahudileri “Benu İsrail” diye isimlendirmektedir.

O halde İsrâiliyat, Yahudi kaynaklardan aktarılan bilgiler anlamındadır. Ne var ki tefsir ve hadis ilimleriyle uğraşanlar, “İsrâiliyat” kelimesini daha geniş bir anlamda kullanmışlardır. Yahudi ve Hristiyan kültürlerin yanı sıra geçmişlerin mitolojilerinden, tefsir ve hadis kitaplarında bulunan haberlerin tamamına "İsrâiliyat" demişlerdir.

Hemen şunu belirtelim ki; peygamberler, Hz. Âdem'den Peyamberimiz Hz. Muhammed'e kadar birbirlerinin izleyicisidirler. Hepsi aynı yolu savunmuşlardır. Kur'anî terminolojide bu yolun adı İslam'dır.

Peygamberlerin hepsi aynı yolun izleyicileri olduklarına göre birine indirilen her kitap, kendinden öncekine indirilen kitabın doğrulayıcısıdır. Ancak bir kitabın kendinden önceki kitabın doğrulayıcı olması, o kitabın bir fotokopisi olması anlamında değildir. Hepsinde itikat konuları aynıdır, ama pratik hayatla ilgili meselelerde bir takım farklılıklar vardır.

İşte bu gibi farklılık arzeden konularda bir sonraki kitap, bir önceki kitabı nesheder. Yani o farklı konulardaki hükümlerini iptal eder. Ayrıca eğitim üslupları açısından da aralarında bir takım farklılıklar söz konusu olabilir. Çünkü eğitimde takip edilecek metotlar, toplumların yapıları, kültürel birikimleri ve psikolojilerine göre tespit edilir.

İsrâiliyatı çeşitli açılardan kısımlara ayırmak mümkündür. Ancak bizi ilgilendiren, İslam'a uyma ve uymama, bir de onları nakletmenin caiz olup olmaması gibi hususlardır. İşte bu açıdan israiliyatı üç kısma ayırabiliriz:

1. İslam'a uygun olan İsrâiliyat.

2. İslam'a uygun olmayan İsrâiliyat.

3. Hakkında hüküm bulunmayan; doğrulanması ya da yalanlanması için elde bir kıstas bulunmayan İsrâiliyat.

Tevrat ve İncil, bütünüyle tahrif edilmiş kitaplar değildir. Bu nedenle hak ile batılı bir arada bulundururlar. Bunlardan Kur'an ve sahih sünnete uygun düşenler haktır. İslam'a uygun olan İsrâiliyattan maksat da, bu tür hususlardır. Peygamber (asm)'in, başta aktardığımız

"İsrâîloğulları'ndan da (ibretli kıssalar) haber verebilirsiniz. Bunda bir sakınca yoktur."

anlamındaki hadisi bu tür İsrâiliyata yorumlanmıştır.

Kur'an ve sahih sünnetle bağdaşmayan İsrâiliyat ise, batıldır ve bu gibi İsrâiliyat, ancak reddedilmek ve eleştirilmek kaydıyla nakledilebilir. İsrâiliyatı nakletmeyi yasaklayan rivayetler de (bk. Ahmed b. Hanbel, III/387; Ibnu Kesir, V/329) bu tür İsrâiliyata yorumlanmıştır.

Bir kısım İsrâiliyat ise, dini hüküm taşımayan hususlarla, olması da olmaması da ihtimal dahilinde olan olayları nakleden İsrâiliyattır. Bu tür İsrâiliyat'ın nakledilmesini bazı alimler caiz görmüştür. Kimi de İsrâiliyat'tan olduklarının belirtilmesi kaydıyla caiz olduğunu söylemişlerdir.

Hiç yorum yok: