16 Ekim 2020 Cuma

misafirperverlik


Peygamber sas"in misafiri hiç eksik olmazdı. Suffe ashâbı onun daimî misafirleri arasında idi. Bunlar fakir insanlardı. Aynı zamanda Peygamber sas"in ilk yatılı öğrencileri idi. Onların temel ihtiyaçlarını başta Peygamberimiz olmak üzere diğer Müslümanlar karşılıyordu. O dönemde ashâbın da maddî durumları pek iyi değildi. Fakat Efendimiz daha fazla misafir kabul etmeleri için Müslümanları teşvik ediyor ve kendisi de onlara örnek oluyordu. O şöyle buyuruyordu:(Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 41.

Allah Resûlü İbn Mâce'de geçen bir rivayette misafire ikramın hayır ve berekete vesile olacağını müjdelerken,(İbn Mâce, Et’ıme, 55.) bir başka rivayette imkânı olduğu hâlde misafire ikramdan kaçınanları da, “Misafir ağırlamayan kimsede hayır yoktur.”diye  uyarır. (İbn Hanbel, IV, 157.)

Allah Resûlü"nün sünnetinde misafirperverlik cahiliyedeki gibi sadece bir âdet ve bir gelenek değil, aynı zamanda erdemli bir davranış ve bir ibadettir.

Allah Resûlü"nün hicrette Medine"ye ayak basar basmaz verdiği ilk mesajlar arasında, “Yemek yedirin!” vurgusunu yapması da manidardır: “Ey insanlar! Selâmı yaygınlaştırın, yemek yedirin ve insanlar uykudayken (gece) namaz kılın ki, esenlik içinde cennete giresiniz. ” Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 42. 
cennete girme vesilesi olarak misafire ikram da sayılmış bu hadiste.

Bir başka rivayette de aynı şekilde “Yâ Resûlallah bana öyle bir amel söyle ki o ameli yapınca cennete gireyim.” diyen Ebû Hüreyre"ye, Peygamber sas cennete götürecek amel arasında, “yemek yedirmeyi” de tavsiye etmiştir. İbn Hıbbân, Sahîh, II, 261.

 Buhârî'nin bir rivayetinde ise bazı zarurî hâllerde, bunun ifa edilmesi gereken bir misafir hakkı ve toplumsal bir görev olduğunu söyler Pey sas. Buhârî, Edeb, 85

Yolcunun duasının, kabul edilecek dualardan olduğunu söyleyen (Tirmizî, Birr, 7) Allah Resûlü, misafiri olduğu ev sahibine kendisi dua ettiği gibi ashâbına da dua etmelerini tavsiye ederdi. Bir defasında sahâbîleri ile birlikte Ebu"l-Heysem b. Teyyihân"ın evine misafir olan Peygamber sas, yemek sonrası sahâbîlerine, “Kardeşinizi mükâfatlandırın.” buyurdu. Ashâb bunun üzerine “Yâ Resûlallah onun mükâfatı nedir?” deyince Pey sas, “Bir adamın evine gidilir, yemeği yenir, içeceği içilir, sonra onun için dua ederlerse işte bu onun mükâfatıdır.” diyerek (Ebû Dâvûd, Et’ıme, 54.) hoş bir misafirlik âdâbına da işaret etmiştir. “Misafirin de ev sahibini sıkıntıya sokacak kadar misafirliğini uzatması helâl olmaz.”(Buhârî, Edeb, 85.)buyurarak da misafirlik âdâbının bir başka yönüne dikkat çekmektedir.

Bir defasında kendisine ikram edilen bir yemeği Peygamber  sas ashâbına ikram etmiş, onlar da, “İştahımız yok.” diye karşılık verince Resûlullah, “Açlığı ve yalanı bir araya getirmeyin.” (İbn Mâce, Et’ıme 23.)buyurmuştur. Böylece ikram edilen mubah şeylerin misafir tarafından reddedilmemesini misafirlik âdâbı olarak öğretmiştir.Tirmizî, Edeb, 37.

Bütün bu ve benzeri rivayetlerden görüyoruz ki Peygamberimiz sas gerek davranışları gerekse sözlü beyanlarıyla insanları misafir ağırlamaya teşvik etmiştir. (Buhârî, Edeb, 31.) 

Müslümanlar Peygamber sas"den sonra bu güzel geleneği sürdürmüşler ve daha da geliştirerek devam ettirmişlerdir.  Ömer ra zamanında içerisinde un, hurma, kuru üzüm ve ihtiyaç maddeleri bulunan “dârü"r-rakîk” (İbn Sa’d, Tabakât, III, 283. )adlı evleri, Hz. Osman zamanında kurulan “dârü"d-dîfân”lar (misafirhaneler) (Taberî, Târîh, II, 609-610.) takip etmiştir. Bu gelenek daha sonra vakıflar, kervansaraylar ve imarethanelerle (Osmanlı Devleti döneminde yoksullara yardım amacıyla oluşturulan hayır kurumları) sürdürülmüştür. Bu geleneğin bir tezahürü olarak da geçmişten günümüze, misafirhaneler, konukevleri eksik olmamıştır. Ve hâlen misafirperverlik, Müslüman toplumların en önemli hasletlerinden biri olarak devam etmektedir.

Hadislerle İslam

Hiç yorum yok: