13 Haziran 2020 Cumartesi

Hz. Peygamber'e salavat getirmenin hükmü nedir? Salavatların sıhhat derecesi nedir?


Kur'ân'da: "Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salât ederler. Ey müminler! Sizler de O'na salavât getirin ve en iyi şekilde selam verin." (Ahzab, 56) buyrularak, müminlerin Hz. Peygamber'e "salât ü selam" getirmeleri emredilmektedir. Salât: Allah'tan rahmet, meleklerden istiğfar ve müminlerden dua demektir. Yukarıda zikredilen âyette Hz. Peygamber'e salât ü selam getirmek emir kipiyle dinî bir vecibe olarak bildirilmiştir. Bunun için bir mecliste Rasûl-i Ekrem'in ism-i şerifi anıldığı zaman salavât-ı şerife getirmek, oradaki Müslümanlar üzerine bir zorunluluktur. Bir toplulukta Efendimiz'in ismi defalarca anılırsa her defasında salavât getirmek farz olmaz; bir kez söylenmesi yeterlidir. Salavât getirmenin çeşitli şekilleri arasında en yaygın olanı "Allâhümme salli ‘alâ Muhammedin ve ‘alâ âli Muhammed" cümlesidir.
Hz. Peygamber'den sahih yollarla bize kadar ulaşan sayısız hadiste de O'na salavât getirmenin faziletinden ve nasıl yapılacağından bahsedilir. Bunlardan birkaç örnek:
"Kim bana (bir kez) salât okursa Allah da ona on salât okur ve on günahını affeder, (mertebesini) on derece yükseltir." (Nesaî)
"Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavât okuyandır." (Tirmizî)
"Gerçek cimri, yanında zikrim geçtiği halde bana salavât okumayandır" (Tirmizî)

Fatma Bayram (Uzman İlahiyatçı)

Hiç yorum yok: